25 Temmuz 2012 Çarşamba

Farklı Düşün, Fenomen Ol!

"Yüksek atlama atletizmin bir dalıdır. . Koşarak hız kazandıktan sonra sağlam iki dik sehpanın arasındaki çıtanın üzerinden atlayarak yapılır. Bu atlamada prensip vücudun çıtanın üzerinden düşürmeden geçmesidir." kısaca Yüksek Atlamanın basitçe bir tanımıdır. Onbeş metre gibi bir mesafeden gelerek belirli yükseklikteki sırığın üzerinden atlayıp, sırığı düşürmeden diğer tarafa geçmek oldukça basit bir spor olarak görünse de, içinde efsaneleri barındırmış bir olimpik spordur. 
Benim bu konu ile anlatacağım ise bu sporu yapanlardan biri olan Dick Fosbury hakkında. Uygun fiziğiyle lise yıllarında atletizme merak salan Fosbury, antrenörlerinin uzun bacakları dolayısıyla uzun atlamaya yönlendirmesi üzere bu spora başlar. Genç atlet sırıkların üzerine sanki uçarcasına atlarken, antrenörleri nasıl bir efsaneyi çalıştırdıklarının bilincinde miydi acaba. Fusbury üniversite de Yüksek atlamaya devam etti. 1968 de Üniversiteler arası yapılan şampiyonada birinci oldu. Artık sıra aynı sene Meksika'da yapılacak olan olimpiyat oyunlarına gelmişti. Antrenmanlarında uzun zamandır üzerinde çalıştığı bir şey vardı. Farklı bir atlama stili... Bunu görücüye çıkarmak için olimpiyatlardan daha iyi bir yer olmazdı herhalde. 
Olimpiyat stadına çok heyecanlı bir yarışma yaşanmaktadır. Hem kendi ülkesinden hem farklı ülkelerden atletlerle kıyasıya bir mücadele geçmektedir. Sovyet rakibi sırığa doğru koşar sol ayağının üzerine sıçrayıp sağ ayağını sırığın üzerinden geçirip minderin üzerine yuvarlanır. Sıra Dick'tedir. Hazırlığını yapmıştır, başlama noktasında ileri-geri sallanarak konsantre olurken bir anda koşmaya başlar, sırığa yaklaştıkça, minderin diğer tarafına düştüğünde, ya yaptığı saçma hareketten dolayı rezil olacaktır ya da dünya bu geliştirdiği yeni tekniğin başarısını konuşacaktır. Kendini minderin üzerinde sırt üstü yatarken bulur. Evet, başarmıştır. sırık hala yerindedir, Fosbury ise minderde... 


Herkes şaşkın bakışlarıyla biraz önce ne izlediklerini tartışmaktadır. Genç sporcu sağ ayağının üzerinde yükselmiş ve bir anda herkesin tersine sırtını sırığa dönmüş, önce kafası ve omuzlarını sırığın üzerinden geçirerek sonra da belini ve ayaklarını kavislendirip engeli aşmıştır. Rakipleri yüksekliği arttırarak onu geçmeye çalışsa da Dick yine aynı teknikle daha yükseğini atlamıştır. Eski teknikle Fosbury'i geçmenin imkanı yoktur, hatta itiraz edilir böyle bir atlayışın geçerli olamayacağı savunulur, ama atlayış hakkında tek kural tek ayak üzerinde sıçranması zorunluluğudur. Ve 1968 Meksika olimpiyatlarının şampiyonu, 2.24 lük yeni dünya rekoru derecesiyle Dick Fosbury olmuştur. Bu olimpiyattan sonra bu atlayış stili tüm sporcular tarafından benimsenerek hakim teknik olarak Fosbury Tekniği "Fosbury Flop" olarak benimsenmiştir. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder